Su Parkı Ölüm Getirdi

Yaz ayları ile beraber gelen sıcak havalar insanların serinleyebilmek için havuzlara akın etmesine neden oldu. Havuzlardaki güvenlik önlemleri seviyesi ise kazaya davetiye çıkarıyor.

Yaz aylarında büyük bir müşteri potansiyeline sahip olan su parkları çocukların ve yetişkinlerin bölümleri olmak üzere birkaç parçaya ayrılmalıdır. Çocuklar için alınan güvenlik önlemleri yetişkin bölümünden çok daha fazla olmalıdır. Bu prensibin takipçisi olan su parklarının sayısının çok az olduğu yetkililer tarafından da bildirilmektedir. Muğla’da yaşanan son olayda bir ailenin canının yanmasının önüne geçilemedi. İstanbul’un boğucu havasından Muğla’ya kaçan anne oğlun tatili facia ile sonuçlandı. Su kaydıraklarının bulunduğu bölgede zaman geçiren 10 yaşındaki Tuna Şendil çok acı bir kazanın kurbanı oldu. Tuna Şendil’in kaydıraktan kaydıktan sonra bu oyun aletlerinin önünde bulunan havuzlardan birinde cesedi bulundu. Küçük çocuğun çok iyi bir derecede yüzme bildiğini belirten annesi ölümün arkasında başka bir durumun olabileceğinin altını çizdi. Akla gelen ilk durum ise küçük çocuğun kaydıraktan kayarken başını beton zemine çarpması sonucunda baygınlık geçirerek su içerisinde de boğulmaya başlaması oldu. Küçük çocuğun tam olarak hangi sebepten öldüğü anlaşılmak üzere otopsiye gönderildi. Muğla gibi büyük bir tatil yöresinde meydana gelen bu olay su parkları konusunda çok temkinli olunması gerektiğini de tekrar akıllara getirdi. Annesi ile tatil yapan küçük çocuğun yaşamını yitirdiğini öğrenen babası uçak ile Muğla’ya doğru yola çıktı. Olay yerine polislerin gelmesi ile beraber su parkı görevlilerinin de ifadesine başvurulmaya başladı. Görgü tanıkları annenin çocuğu su içerisinde baygın olarak duran çocuğunu dışarı çıkarttığını ve gereken ilk müdahaleyi kendisinin yaptığını belirtti. Daha sonra çağırılan ambulans ile hastaneye yetiştirilmeye çalışan minik beden hayata daha fazla tutunamadı. Olay ile alakalı tüm gerçeklerin öğrenilmesi için yapılan araştırmalar sürmektedir. Su parklarına giderken çocukların ekstra bir gözetim altında tutulması gerektiği bunun için de hem ebeveynlere hem de görevlilere büyük bir rol düştüğü belirtilmektedir. 10 yaşındaki çocuğun hayatını kaybetmesi ile başlayan olayların bir daha tekrarlanmaması temenni edilmektedir.