Raidcall Kayıt Olma

Raidcall programı üyelik sistemi ile çalışan ve diğer kullanıcılarla sesli ve yazılı olarak iletişim kurmamıza yarayan bir programdır. Bu yüzden programı kullanabilmek için hoparlör ve kulaklık gerekecektir. Mikrofon olmazsa sadece duyabilirsiniz, konuşamazsınız. Daha hızlı ve daha net iletişim sayesinde Clan (Lonca)Irk içinde daha hızlı bir şekilde organize olabilirsiniz. Ayrıca diğer kullanıcılarla karşılıklı bilgi alış verişi yapabilirsiniz.

raidcall kayıt olma

Raidcall kayıt olma işlemi için bir kaç adımın takip edilmesi gerekmektedir.

1.Adım, Üyelik adımı kayıt işlemleri: Kayıt ol (sign up) linki kullanılarak gerekli bilgiler doldurulur.

Adım, program indirme(dowland):Üyelik işlemlerinizin bitiminde programı indirmeniz gerekmektedir. Programı Raidcall-100 % FREE Group Communication Software-IM. Group Communication and Voice Chat linkinden indirebilirsiniz.

3.Adım, Kurulum işlemleri: İndirmiş olduğunuz programa çift tıklayarak ileri (next) adımları izleyiniz. Son ekranda finish düğmesini kullandığınızda program indirme işlemi tamamlanmıştır.

4.Adım, Programa giriş ve Dk Online odasına giriş: Kurulum işlemi tamamlandı. Already have a Raidcall Account ile daha önceden aldığınız üyelik bilgileri ile giriş yapabilirsiniz. Sol üst kısma Server ID yani gireceğiniz grubun ID’sini yazarak büyütece basınız.

Toz Muş Halkını Zor Durumda Bıraktı

Yol çalışmalarının sağlıklı ve düzgün bir biçimde yapılmaması nedeni ile asfalt yollar çok kısa bir süre içerisinde bozulmaya uğramaktadır. Muş’ta meydana gelen asfalt yol bozulması nedeni ile tüm bölge halkının solunum yollarında sıkıntıların ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.

Muş Ağartı köyünde yapılan asfalt yol çalışmasının kısa bir süre içerisinde bozulması neticesinde köylüler büyük zorluklar ile baş etmek zorunda kalıyor. Köye herhangi bir araç giriş yaptığı zaman direkt olarak toz kalkması nedeni ile köylüler bu konuya bir çözüm getirmeye karar vermişler. Asfalt yolların dayanıklılık derecesinin çok iyi bir biçimde ayarlanması gerektiği uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Türkiye’de yapılan yol çalışmaları birkaç ay için geçici bir müddetle yapılmaktadır. Yıllarca kullanılabilecek bir kaliteye sahip yol çalışmasına rastlamak her geçen gün daha zor bir hal almaktadır. Bu kalite probleminin kötü sonuçlar doğurduğu illerden bir tanesi de muş oldu. 1900 kişilik bir nüfus yoğunluğuna sahip olan köye araç giriş çıkışı resmen bir eziyet haline dönüşmüştür. Her araç geçişinde büyük bir toz bulutu kalktığını ifade eden köylüler bu bölgede yaşayan bütün bireylerin bu toz probleminden rahatsız olduğunu dile getirmektedir. Tozun bütün köylülerde öksürük sorununu ortaya çıkardığı da belirtilmektedir. Özellikle çocuklar ve yaşlılar üzerinde gerçekten olumsuz bir etkiye sahip olan toz problemine yetkililer tarafından bir çözüm getirilmeyince köylüler kendi kendilerine çözüm arayışına girmeye karar vermiştir. Öncelikle tozun kalkmasını önlemek için ellerinde su kovaları ile gezmeye başlayan köylüler bunun da toz sorununu kökten çözmediğini anlayınca en azından sağlıklarını koruyabilmek için ağız ve burun kısımlarına maske takmayı düşünmüşlerdir. Evlerinden dışarı çıktıkları zaman mutlaka yanlarına maskelerini alan Ağartı köyü sakinleri bu problemin çok kısa bir süre içerisinde çözümlenmesi gerektiğini de yetkililere bildirmektedir. Toz probleminin hafife alınmaması gerektiğini belirten uzmanlar sürekli olarak toza maruz kalan inanların solunum yollarında ciddi problemler ile karşı karşıya kalabileceğini de ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra tozun mikrop taşıyıcı bir özelliği de olduğu için toza maruz kalan kişiler kısa bir süre içinde hastalanabilmektedir.

Tecavüz Zanlısı Sonunda Yakalandı

Tecavüz nedeni ile verilen cezaların ağırlaştırılması gerektiği herkes tarafından kabul edilmektedir. Bu ezaların süresini uzatmak bir kenarda dursun verilen cezaların uygulanması sırasında bile çok büyük sorunlar ile karşılaşılmaktadır.

Kadınlara karşı gösterilen şiddet ülkemizde her geçen gün büyük bir artış göstermektedir. Erkeklerin bu konuda bilinçlenmesini bekleyerek büyük hata yapıldığını söyleyen uzmanlar devlet tarafından kampanyalar düzenlenmesi gerektiğinin altını çizmektedir. Tecavüz ve cinsel taciz suçlarında aftan yararlanma hakkının olmaması gerektiği de halktan gelen tepkiler arasındadır. Halktan gelen en büyük tepkilerden biri de rıza ile alakalıdır. Tecavüz olaylarından rızası var terimi kullanılarak zanlılara çok düşük miktarlarda cezalar verilmektedir. Bunun önüne geçilmesi için devletin gerekli adımları atması gerektiği söylenmektedir. Tecavüz konusunda verilen cezaların düşüklüğünden dem vurulurken hali hazırda verilmiş olan cezaların uygulanması sırasında bile büyük problemler yaşanmaktadır. Bunlardan bir tanesi ise 2006 senesinde Kocaeli’nde oturan Osman Karabela tarafından meydana getirilmiştir. Gebze ilçesinde ikamet eden bu bireyin çalışma maksadı ile Trabzon’a gitmesi ve burada 14 yaşında bir çocuğu saldırıp tecavüz etmesinin akabinde hakkında işlem başlatılmıştır. Tüm bu işlemlere rağmen tam olarak 9 sene kaçan ve hapis cezasından kurtulduğunu düşünen Osman Karabela polis ekipleri tarafından yapılan takip işlemleri sonrasında yakalandı. Gebze’de ikamet ettiği evini boşaltan ve şüphe çekmemek için kalıcı bir adrese sahip olmayan bu adamın kömür madenlerinde işçi olarak çalıştığı ortaya çıkmıştır. Kömür madeninde çalışan işçilere verilen barakalarda uyuyan ve dikkat çekmeden işlediği suçtan 9 sene kaçmayı başaran Karabela sonunda yakalandı. Davanın görüldüğü sırada kaçak halde olduğu için gıyabında dava açılan ve cezaya çarptırılan bu adamın cezasının artırılması yönünde istekler gelmektedir. Küçük kızın ailesinin isteği üzerine gıyabında dava açılan bu adamın yakalanması büyük bir sevinç yaratmıştır. Hakkında verilen cezanın uygulanması için cezaevine götürülen adamın daha yüksek bir hapis cezasına çarptırılması da gelen talepler arasında bulunmaktadır. 8 yıl 4 aylık hapis cezasına çarptırılan bu adamın kendini kurtarmak için senelerce kaçmasına rağmen sonunda bulunması ve cezayı çekmek için hapishaneye gönderilmesi iyi bir emsal teşkil etmektedir.

Suya Gelen Zam Dudak Uçuklatıyor

İnsanların en vazgeçilmez öğesi olan suya gelen zamlar vatandaşları çok zor durumda bırakıyor. Önce elektriğe gelen zamlar daha sonrasında da su fiyatlarında gözlenen yükselme nedeni ile halkın bütçesi derin bir biçimde yara aldı.

Türkiye’de duya eklenen ek ücretler nedeni ile su masrafına ödenen tutar kadar çevre temizlik vergileri ödenmektedir. Şehide meydana gelen olaylara göre bu verginin oranı zaman zaman artmakta ve azalmaktadır. Vergilerin yanı sıra suyun net fiyatına yapılan eklemeler nedeni ile büyükşehirlerde oturan insanların maddi açıdan çok zor durumda kaldıkları konuşulmaktadır. Özellikle yaz aylarında suyun kullanımının artması ve üzerine gelen zamların da hesaba katılması ile suya ödenen miktarın ne denli arttığı herkes tarafından fark edilir hale gelmiştir. İstanbul’da suya yapılan zamların diğer şehirlerden çok daha fazla olduğu da bilinmektedir. Modern zamanda en çok kullanılan fosil yakıtlardan biri olan benzinin fiyatında meydana gelen artış bile suyun zam oranını yakalayamadı. Benzinin fiyatı %70 oranında artarken suya her ay eklenen zamlar ile beraber %135 oranında bir artış söz konusu oldu. Halkın bir kısmı suya gelen bu zamların olası bir susuzluk tehlikesine karşı alınmış olan önlemler olarak düşünse de gerçekte olan şey bu değildir. Barajların doluluk oranının çok yüksek olduğunu belirten uzmanlar suyun fiyatındaki artışın nedeni ise bilinmiyor. İSKİ’nin son sekiz yıl içerisinde gerçekleştirdiği aktivitelerin kayıtlarının gizli bir biçimde tutulması su fiyatlarında meydana gelen artışın arkasında yatan nedenin ne olduğunun bulunmasını engelliyor. Barajlardaki doluluk oranının düşük olduğu yıllarda su ithali yapıldığı için suya zam geldiği açıklaması ile halkın aklındaki sorular çözüme kavuşturulurken bu durumun açıklaması bir türlü yapılamamaktadır. Halkın suya ödediği miktarın her geçen ay artış göstermesi şüphe ve tepki toplayan bir durum halini almıştır. Her ay yapılan zamların 10 kuruş seviyesinde olması nedeni ile direkt olarak anlaşılmamasına rağmen yapılan zamların uzun vadede etkisi çok net bir biçimde görülmektedir. Benzinin fiyatlarında meydana gelen düşmeye rağmen su fiyatlarındaki artışın devam etmesi tüm dikkatleri o yöne toplamaktadır.

Tatbikat Sayesinde Kurtuldu

Kocaeli’nde gerçekleştirilen kurtarma tatbikatı sırasında ortaya çıkan boğulma olayı sayesinde kısa bir süre içerisinde kurtarılan genç kız hayatını tesadüfen o bölgede yapılan tatbikata borçlu oldu.

Yaz mevsiminin gelmesi ile beraber boğulma vakalarında büyük artışların ortaya çıkması nedeni ile yapılan tatbikatlarda da artış görülmeye başlandır. Kocaeli’nde gerçekleştirilen tatbikat sırasına yaşanan olay akıllara durgunluk verdi. Kandıra bölgesinde bulunan Karadeniz sahilinde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen tatbikat sırasında bir genç kızın boğulması fark edildi. Ekipler tarafından hızlı bir biçimde kurtarılan genç kızın bu olaydan hiçbir hasar almadan kurtulmasının ekiplerin o bölgede tatbikat yapmasına bağlayan halk kızın ne deni şanslı olduğunu vurguladı. 18 yaşında olan genç kızın deniz kıyısından 50 metre açıklarında çırpındığını fark eden görevliler Jet-ski vasıtası ile kızı kısa bir süre içerisinde kurtardı. Sahilde tatbikat dolayısıyla bekleyen sağlık ekipleri tarafından kontrole alınan genç kızın sağlık durumunda herhangi bir olumsuzlun olmadığı yetkililer tarafından açıklandı. Yüzme konusunda iyi olmayan bireylerin kıyı bölgesinden ayrılmaması gerektiğini belirten uzmanlar bu bölgede rip akıntılarının aktif bir biçimde bulunduğunu da belirtmektedirler. Rip akıntıları halk tarafından çeken akıntı olarak tanımlanmaktadır. İnsanları dibe çeken bu akıntılar nedeni ve tedbirsizlikler nedeni ile şimdiye kadar birçok kişinin hayatını kaybettiği bilinmektedir. Kocaeli bu konuda halkını düşünen belediyelerden bir tanesidir. Büyükşehir belediyesi tarafından kurulan kurtarma timi sayesinde şuana kadar birçok yaşamın kurtarıldığı da vurgulanmalıdır. Belediye tarafından kurulan bu timin içerisinde gönüllü olarak çalışmak isteyen gençler de bulunmaktadır. plajlarda mutlaka bulunması gereken kurtarma timlerinin belirli ekipmanlarla donatılmış olması da büyük bir önem taşımaktadır. Rip akıntılarının çok yaygın bir biçimde hissedildiği Kocaeli sahillerinde halka verilen eğitimler ile böyle bir akıntıya yakalanıldığı anda ne yapılması gerektiği konusunda çeşitli bilgilendirmeler yapılmaktadır. Bu bilgilendirmeler sayesinde boğulma olaylarının sayısının azaldığı da bildirilmektedir. Tatbikat sırasında halka bu bilgilendirmeler yapılırken 18 yaşındaki genç kızın boğulduğunun görülmesi üzerine ekipler hızlı bir biçimde harekete geçti. Halkın bir bölümü tarafından tatbikatın bir parçası sanılan bu boğulma olayının tatbikat ile bir alakası olmadığı sonradan anlaşıldı.

Şüpheli Paket Panik Yarattı

Son günlerde ortaya çıkan terör olayları nedeni ile büyük şehirlerde yaşayan bireyleri çok daha dikkatli olması gerektiği tüm güvenlik güçleri tarafından bildirilmektedir.

Büyük şehirlerde terör olaylarının meydana gelmesi her zaman daha muhtemel görülmüştür. Özellikle İstanbul gibi birçok konuda merkez haline gelmiş olan bir şehirde saldırıların gerçekleştirilmesi içten bile değildir. Hem güvenlik güçlerinin aldıkları önlemler ile hem de halkın bilinçlenmesi ile var olan tehlikelerin elimine edilmesi konusunda ilerleme kaydedilmektedir. Şüpheli bir paket ortaya çıktığı zaman halkın direkt olarak güvenlik güçlerine haber vermesi ve paketin etrafından olabildiğince uzaklaşması atılabilecek en iyi adımlardan bir tanesidir. Okmeydanı’na bırakılan şüpheli paketin içerisinden parça tesirli bomba çıkması insan hayatının nasıl bir tehlike altında olduğunun da altını yeniden çizmeye vasile oldu. Halkın bu konuda bilinçli davranması gerektiği de uzmanlar tarafından yeniden vurgulandı. Anadolu Kahvesi Darülaceze Caddesi üzerinde gerçekleşen bu olayın sonucunda hiç kimsenin yara almaması ve bombanın etkisiz hale getirilmesi çevre halka derin bir nefes aldırdı. Şüpheli bir paketin cadde üzerinde bulunduğunu yetkili birimlere ihbar eden halk görevlilerin olay yerine gelmesi ile tehlikeli bölgeden uzaklaştırıldı. Şüpheli paketin içerisinde bomba olduğu şüphesine karşın iki kere yetkililerce patlatılan paket hakkında ortaya atılan şüphelerin doğru olduğu da ortaya çıktı. Yapılan araştırmalar sonrasında şüpheli paketin içerisinde parça tesirli bomba bulunduğu belirlendi. Zamanında etkisiz hale getirilmeseydi çevrede bulunan insanlar üzerinde büyük bir etki bırakabileceği de belirtildi. Paketin kim tarafından bırakıldığı yapılan sorgulamalar sonrasında ortaya çıktı. Katil devlet hesap verecek sloganının yazılı olduğu pankart ve kutuyu yan yana bırakarak olay yerinden ayrılan göstericilerin yakalanması için gerekli araştırmalar yapılmaya başlandı. Halkın zarar görmemesi için şüpheli paketin bırakıldığı caddeyi iki yönlü bir biçimde hem yaya hem de araç trafiğine kapatan polisler zırhlı araçlar ile olay yerine geldi. Ortaya herhangi bir zararın çıkmaması için bütün adımların atıldığı bu olayda halka ve güvenlik güçlerine hiçbir zarar gelmedi. Başka bir bomba olmasına karşın cadde didik didik edildi. Yapılan araştırmalar sonucuna ikinci bir bomba bulunamayınca cadde trafiğe açıldı.

Türk Hava Yolları Bomba Paniği İle Sarsıldı

Son günlerde ülkenin içerisinde bulunduğu zor dönemlerde güvenlik önlemlerinin en üst noktada alınması gerektiği uzmanla tarafından belirtilmektedir. Özellikle toplu taşıma araçlarının terör eylemlerine karşı iyi bir biçimde korunması gerekmektedir. Tedirgin havanın yatışması bu şarta bağlıdır.

Türk hava yollarının Erzincan’dan İstanbul’a doğru hareket eden uçağında bomba ihbarının yapılması hem yolcuları hem de tüm ülkeyi büyük bir panik havasına sürükledi. Son günlerde yaşanan olaylar nedeni ile zaten gergin olan gündemine bomba gibi düştü. Uçaktaki bireylerin can güvenliğinden endişe eden ailelerde yetkililerden bir haber almak için büyük bir çaba sarf ettiler. Bomba ihbarının ardından Atatürk Havalimanına indirilen uçak olası bir patlama tehlikesine karşı güvenli park alanında yerini aldı. Bomba ihbarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı için yetkililer bütün güvenlik önlemlerini her ihtimale karşı en yüksek seviyede tuttular. Boeing 737-800 adlı modele sahip olan Türk Hava Yolları uçağı saat dört buçuk sularından Erzincan mevkiinden havalandı. Bu havalanmanın ardından bomba ihbarı ile alakalı haberler kulaktan kula dolaşmaya başladır. Erzincan ilindeki hava trafiğinden sorumlu olan kuleye yapılan arama sonrasında yapılan ihbara göre dört civarı hava alanından kalkan bir uçakta bomba olduğu söylendi. Bunun ardından panik havası dalga dalga yayıldı. Saat altıda Atatürk Havalimanına iniş yapan uçaktan yolcular güvenli bir biçimde indirildikten sonra bomba araması için gerekli olan adımlar atıldı. Uçağın her yeri kargo bölümü de dahil olmak üzere arandı. Bu aramalardan sonra uçakta herhangi bir bomba izi olmadığına kanaat getirildi. Kontrol kuleleri arasında geçen diyalogdan sonra uçağın güvenli bir biçimde indirilmesi gerektiğinin ve gerekli olan aramaların da yapılması gerektiğinin altı çizildi. Uzmanlar tarafından yapılan aramalarda bomba izine rastlanmaması yolcuların aileleri ve yetkililer tarafından sevinç ile karşılandı. Yalnızca Erzincan’dan İstanbul’a hareket eden bu uçakta değil aynı zaman diliminde hareket eden bütün uçaklarda bomba araması yapıldığı da gelen bilgiler arasındadır. Hem otobüslerin hem de hava yollarının güvenliğinin sağlanması için özel güvenlik güçleri oluşturulmuştur. Bomba arama timleri de bu gruplardan bir tanesidir. Terör eylemlerine karşı alınan önlemlerin ne denli önemli olduğunu gözler önüne seren bu bomba ihbarı her daim dikkatli olunması gerektiğini de yeniden hatırlattı.

Trafik Kazası Yine Can Aldı

Cenaze törenine katılmak için evlerinden ayrılan bireyler görevlerini yerine getirip yeniden memleketlerine dönmek isterken kendi canlarından oldular. Ölü ve yaralı sayısının belirlenmesinden sonra durumun vahimliği çok daha net bir biçimde ortaya çıktı.

Türkiye’de hem sürücülerin bilinç seviyesi hem de önlemler açısından büyük bir eksiklik vardır. Bu eksiklikler giderilmediği takdirde ortaya çıkacak olan trafik kazalarının sayısında hiçbir azalma yaşanmayacaktır. Sivas’ta gerçekleşen trafik kazasının arkasında yatan neden örenildiği zaman ailenin içerisinde hissettiği acının bir kat daha arttığı tahmin ediliyor. Kazanın yaşanmasından önce cenaze törenine katılmak için yola çıkan aile yolculuğun kendi cenazeleri ile biteceğinden habersiz bir biçimde yaşamlarına devam etmekteydi. Saat öğlen iki sıralarında meydana geldi. Direksiyon hakimiyetini kaybeden 67 yaşında bulunan Niyazi Erdoğan aracın yoldan çıkmasına sebebiyet verdi. Aracın yoldan çıkması sonrasında iki kişinin yaralandığı iki kişinin de hayatını kaybettiği bu kazada yol koşullarının ve direksiyon hakimiyetinin ne denli önemli olduğu tekrar gözler önüne serildi. Araç uçurumdan yuvarlanmanın etkisi ile yolun elli metre kadar ilerisinde bulunan Pusat Özen Barajına yuvarlandı. Aracın içerisinde evlerine dönmeye çalışan Hüseyin Güngör ve Muharrem Karakuş hayatını kaybederken sürücü koltuğunda oturan Niyazi Erdoğan ağır bir biçimde yaralandı. Tedavi altına alınmak üzere Numune Hastanesine ve Tıp Fakültesi’ne gönderildi. Yaralıların hayati tehlikesinin sürdüğünü bildiren doktorlar ellerinden gelen bütün müdahaleleri yaptıklarını belirtti. Kazanın nedeni polis ekipleri tarafından araştırılmaya başlandı. Yapılan incelemeler sonucunda kazanın gerçekleştiği yolda hiçbir biçimde fren izi bulunamadı. Ekiplerin yaptığı değerlendirmeden sonra aracın vitesinin boşta olduğu ortaya çıktı. Benzin parasından tasarruf etmek için yapılan vitesi boşa alma işleminin kendilerini bu denli zor durumda bırakacağını tahmin edemeyen şoför hayati tehlikesini atlatamadı. Araçların vitesi boşa alındığı zaman fren yapma kabiliyetlerinin elimine olduğu tüm tecrübeli bireyler tarafından bilinmektedir. Olayın tek suçlusu olarak şoförün gösterilmesi de ayrıca yanlış bir davranıştır. Yolda gerekli güvenlik önlemleri alınsaydı ve uçurumla yol arasına bir set koyulsaydı hiçbir biçimde böylesine acı bir olayda yaşanmamış olacaktı.

Şizofren Genç Etrafını Korkuttu

Şizofreni hastalığı belirli kontroller ile ve tedavi yöntemleri ile denetim altına alınabilen psikolojik rahatsızlıklardan bir tanesidir. Eğer gerekli tedaviler yapılmazsa Adapazarı’nda yaşanan olay gibi bir vaka tekrar gündeme gelebilir.

Adapazarı’nda meydana gelen bu saldırı olayı psikolojik rahatsızlıklar konusunda çok daha bilinçli olunması gerektiğini ortaya çıkartmaktadır. Semerciler mahallesinde bulunan Pazar yerinde şizofreni hastası bir bireyin satır vasıtası ile iki kişiye saldırdığı bildirilmiştir. Şizofreni hastaları tedavi görmezse hem kendileri hem de yakınları için durum çok daha üzücü ve tehlikeli bir hal alacaktır. Şizofreni hastalığı hakkında gerekli bilgilerin uzmanlar tarafından halk ile paylaşılması gerekmektedir. Bu paylaşım işlemi düzgün bir biçimde gerçekleşirse şizofreni insanların hayat ile iç içe geçmesi çok daha kolay olacaktır. Teşhis ve tedavi süresi diğer rahatsızlıklar kadar kolay ve kısa olmayan bu hastalık meşakkatli bir süreç gerektirir. Her doktor kolay bir biçimde şizofreni teşhisi yapamaz. Bunun yapılması için öncelikle bireylerin dikkatli bir biçimde incelenmesi gerekmektedir. Adapazarı’nda meydana gelen olayda hem teşhis hem de tedavi eksikliği olduğu uzmanlar tarafından dile getirilmektedir. Semerciler mahallesinde bulunan çok katlı Pazar yerinde gerçekleşen bu olay iki kişinin üzücü bir biçimde yaralanmasına neden olmuştur. 26 yaşında bir şizofreni hastası olduğu bildirilen erkek birey Pazar yerinde satır vasıtası ile iki kişiye saldırmıştır. Pazar yerinde 57 yaşında alışveriş yapmak maksadı ile pazara gelmiş olan bireyin yaraladıktan sonra olay yerinden kaçarken bir kişiyi daha bıçaklayan şizofreni hastası etrafa korku dolu anlar yaşattı. Baş ve boyun bölgelerinden satır ile yaralanan bu bireylere hızlı bir biçimde müdahale edilmeseydi hayatlarının tehlikeye girebileceği de uzmanlar tarafından belirtilmektedir. Sakarya emniyet müdürlüğü tarafından gözaltına alınan şizofreni hastasının akıl sağlığının yerinde olup olmadığı konusunda gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra adliyeye sevk edileceği bildirildi. Polislerin olayın nasıl gerçekleştiğine dair yürüttükleri araştırmalar hali hazırda devam etmektedir. Şizofreni hastalığı hakkında çok daha bilinçli olmak gerekmektedir. Tedavi sırasında iyi bir destek alan bireyler sosyal hayatta diğer insanlarla çok uyumlu bir biçimde zaman geçirebilmektedir.

Suriye’den Gelen Baba Dehşet Saçtı

Kızının sevdiği adam ile Türkiye’ye kaçması üzerine sinirlerine hakim olmayan ve çeşitli araştırmalar sonucunda kızının Mersin’de olduğunu öğrenen baba etrafına dehşet saçtı.

Toplum yapılarında erkeklere biçilen rolün çok problematik olduğu son yıllarda çok daha net bir biçimde ortaya çıkmaktadır. Kadınlar üzerinde kurulan baskı nedeni ile kadınlar istedikleri kişi ile beraber olamıyorlar ve işin en vahim tarafı yaşama hakları bile zaman zaman ellerinden alınıyor. Son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan olayların ne denli kötü sosyal sonuçlar ortaya koyduğu herkes tarafından fark edilmektedir. Erkeklerin kadınlar üzerinde kurdukları baskı gelişmekte olan ülkelerde çok daha fazla olmaktadır. Bunun aşılması için hem erkeklerin hem de kadınların bilinçlendirilmesi gerekmektedir. 23 yaşında olan Dünya Muhammed sevdiği adam ile beraber Türkiye’ye kaçtı. Genç çiftin Türkiye’ye kaçmasının ana sebebi olarak babanın bu ilişkiye onay vermemesi görünmektedir. Babasının ilişkisine onay vermeyeceğini net bir biçimde anlayınca Türkiye’ye kaçan ve Mersin’de kendine yeni bir hayat kurmaya çalışan Dünya babası tarafından canice bıçaklandı. Dünya’nın dini nikah ile evlendiği kocasını da canice katleden baba polisler tarafından hala aranmaktadır. Olayın perde arkası araştırıldığı zaman babanın kızını bulmak için hem Türkiye’de hem de Suriye’de büyük bir araştırma yaptığı anlaşılmaktadır. Yaptığı araştırmaların sonucunda kızının yerini tespit eden baba kızından secdiği adamdan ayrılması gerektiğini bildirdi. Kızının kendisine hayır demesi ve onları rahat bırakmasını istemesi üzerine sinir krizi geçiren baba hem kızını hem de damadını ağır bir biçimde yaraladı. Damadının ölümüne neden olan bu baba kızına da acımayarak onunda ciddi bir biçimde yaralanmasına neden oldu. Suriye’de başlayan aşk ölümle sonuçlandı. Olay yerinde bulunan kişilerin yardımları ile beraber ambulans ile Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne gönderilen Dünya Muhammed bu hastanede tedavi altına alında genç kadının hayati tehlikesinin hala sürdüğü de yetkililer tarafından bildirilmektedir. Cani baba ise hala Mersin’de araştırılmaktadır. İzine hala rastlanılmamış olması adamın Suriye’ye kaçmş olma ihtimalini de ortaya çıkarmaktadır. Tüm ülkede büyük bir üzüntü ile karşılanan bu olayın failinin hemen bulunması için gerekli adımlar atılmaktadır.